$ DOLAR → Alış: 5,37 / Satış: 5,39
€ EURO → Alış: 6,07 / Satış: 6,10

“İnsana İhanet Etmeyecek Tek Eser Kitaptır”

“İnsana İhanet Etmeyecek Tek Eser Kitaptır”
  • 26.12.2017

Talas İlçe Müftülüğü ve Türkiye Diyanet Vakfı (TDV) Kayseri Şubesi’nin davetlisi olarak Kayseri’de bulunan Bursa Uludağ Üniversitesi İlahiyat Fakültesi İslam Tarihi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Âdem Apak, Kayseri Dini Yüksek İhtisas Merkezi konferans salonunda, bir konferans verdi.

Programa, İl Müftümüz Doç. Dr. Şahin Güven, İl Müftü Yardımcısı Atıf Akşit, Talas İlçe Müftüsü Esat Yapıcı, Bünyan İlçe Müftüsü Mahmut Taşyapan, Kayseri Dini İhtisas Eğitim Merkezi Şube Müdürü Reşat Özalp, Talas İlçe Müftülüğü imam, müezzin ve Kur’an kursu öğreticileri katıldı.

Konferans, Sayın Apak Hoca’nın, 4 Cilt olan “Anahatlarıyla İslam Tarihi” isimli kitabı çerçevesinde ilerledi. Daha önce söz konusu kitabı okuyan imam, müezzin ve Kur’an kursu öğreticileri, Hocanın, genel bilgiler içeren konuşmasının ardından kitapla ilgili sorular sorarak kitabı tahlil etmiş oldular.

Sayın Apak Hoca, insanın mutlak surette bir şey öğrenmesi için “cahil (!)” olmasının fayda getireceğini, çünkü bildiğini sanan, cahil olmadığını düşünen insanların pek de bir şey bilmediklerini, hatta Arapların “cahil cesur olur” sözünün doğru bir anlamı ifade ettiğini söyledikten sonra, konuşmasına şöyle devam etti:

“Bir insan, rakam olarak ‘bir’i öğrendiğinde, ona soru olarak ne sorulsa hepsine cevap olarak ‘bir’ diyecektir. Aynı kişiye zar zor ‘iki’ öğretildiğinde, o kişi, yüzde elli cahil olduğunu anlayacaktır. Çünkü ‘bir’den başka ‘iki’nin de var olduğunu öğrenmiş oldu. Soru sorduğunuzda, ‘Bir de olabilir, iki de olabilir’ şeklinde tereddüt yaşamaya başlar. Ama bir de ‘üç’ var; sonra ‘dört’ var. Bunları da öğrendikten sonra, artık sorulan sorulara ‘Vallahi bilemiyorum’ cevabını vermeye başlar. Çünkü öğrendikçe, bilmediği şeylerin çokluğunun farkına varmaktadır ve dolayısıyla da bilmediğini öğrenmiş olmaktadır.

Bizler, Hoca olarak bir yere konuşma yapmak üzere gittiğimizde ‘bir’ sahibi olanlarla hep problem yaşıyoruz. Bir şey sorulduğunda, ‘Şöyle de olabilir, böyle de olabilir’ diyerek pek çok olasılığı ortaya koymaya çalışıyoruz. Ama karşımızdaki ‘bir’ sahipleri, bizim için ‘Bunun daha kafası karışık, oturmuş bir fikre sahip değil’ diyorlar genellikle.

Mesela Cemel ve Sıffîn gibi açıklanması zor, neticeleri bilinmeyen, hadisede bulunanların bir kısmı şehit edilmiş olayları,-halen İslam Tarihi’nin en karmaşık, açıklanması en zor, manipülasyona açık alanı Cemel’dir-; anlattığımızda, öğrencilerimiz dahi ‘Hocam, hepsi neyse de Hz. Ali mi haklıydı, yoksa Muaviye mi?’ ya da ‘Muaviye’ye Hazreti demeli miyiz, dememeli miyiz?’ gibi sorularla tartışma ortamını başlatıyorlar. Onun için meselelerin basit ve sathî olmadığını muhataplarımıza anlatmak için söz konusu ettiğimiz kitapların okunması, yazarının derdinin ve meramının anlaşılması gerekir.”

“BİZ MÜSLÜMANLARIN KÜLLİYATLARINI BATILILAR İNCELİYOR!”

Müslümanların önemli külliyatlarının büyük bir kısmının tahkiklerini Batılıların yaptığına dikkat çeken Sayın Apak, bu tavrı biz Müslümanların sergilemesi gerekirken Batılıların ele almasının üzerinde ciddi şekilde düşünülmesi gerektiğini ifade ederek konuşmasına şu sözleriyle devam etti:

“İmam Taberî’nin tarih kitabının tahkikini bir müsteşrik yapmıştır. İmam Vakidî’nin Kitabu’l-Mevazi’sinin tahkikini de yine bir başka müsteşrik yapmıştır. Eğer bizler, Müslüman Hocalar olarak bunları incelemez ve insanlarımıza, öğrencilerimize anlatmazsak, bu müsteşrikler, insanlara ve özelde Müslümanlara, manipülatif, ideolojik bir şekilde ve Müslümanları kötü göstererek kitaplarında anlatacaklardır. Peki, bunun vebalini kim taşıyacak?

Mesela Emevîler’le alakalı olarak Türkiye’de akademik anlamda en geniş yazılmış eser, bir Alman Yahudisi olan Julius Wellhausen’in, 1800’lü yıllarda yazdığı ‘Arap Devleti ve Sukûtu’ adlı kitabıdır. Yani Arap tarihiyle ilgili bir araştırma yapıyorsanız, bu kitaba uğramadan ayrıntılı bilgiye sahipolamazsınız. Ayrıca İslam Tarihi’ndeki ilk muhalefet partileri olarak kabul edeceğimiz Haricilik ve Şia’nın da geniş ve ana bilgilerini yine Julius Wellhausen’den öğreniyoruz.

Türkiye’de ise Emevîler’le alakalı belki ilk çalışma diyeceğimiz kitap, 1960’larda Bahriye Üçok’un ‘Emevîler ve Abbasîler’ kitabıdır. Yakın zaman önce de merhum İbrahim Sarıçam Hocanın yazdığı ‘Emevî-Haşimî İlişkileri’ kitabını sayabiliriz hatırı sayılır bir çalışma olarak.

Emevîler ve Abbasîler dönemini tanıyıp bilinmeden hem İslam düşünce tarihini hem de genel olarak İslam Tarihini öğrenemezsiniz. Aşağıya veya geçmişe uzanmadan geleceğe sağlıklı bakılamaz, gelecek sağlıklı kurulamaz.”

“İNSANLARA, PEYGAMBERİMİZİN AHLAKI, ÂDÂBI, TEVAZUU, VEFASI ANLATILMALI!”

Prof. Dr. Adem Apak Hoca, sözlerinin sonlarına doğru insana ihanet etmeyecek ve insanı yolda bırakmayacak -maldan, mülkten ve hatta evlattan bile değerli- tek eserin kitap ve ilim olduğunu ifade ederek, herkesin kendince, geriye eser bırakma adına gayret sarf etmelerini ve karşılığını da yalnızca Allah’tan beklemelerini tavsiye etti. Kendi hayatından örnekler vererek, ilim ehli insanın ne tür aşamalardan geçeceğini, neler kazanacağını ve insanlara ilmini nasıl sunacağını anlattı.

Ve son olarak Sayın Apak Hoca, bir ay önce yayınlanan iki ciltlik “Siyer-i Nebi & Hz. Peygamberin Hayatı, Şahsiyeti ve Daveti” isimli kitabından bahis açarak; birinci cildin, İslam Tarihi’nin yaklaşık yüzde kırkını anlattığını, ikinci cildin ise Peygamberimizin (sallallahu aleyhi ve sellem) aile hayatı, eğitimciliği, devlet adamlığı, askeri yönü, getirdiği mesajlar, ilmi, adaleti ve ahlakı gibi biz insanlara dönük olan özelliklerini içerdiğini ifade ettikten sonra şunları söyleyerek sözlerini tamamladı:

“Memleketimizde ortalama bilgiye sahip olan bir vatandaşa Peygamber Efendimizin Bedir Savaşı’nı anlatmaya gerek yok, kanaatimce. Ama O’nun ahlakını, adabını, tevazuunu, vefasını, kadirşinaslığını, eşlerine olan sadakatini, ashabına olan merhametini anlatmak gerekir. Bu kitabımızda da bunları işlemeye, sunmaya gayret ettik. Bu program vesilesiyle bu ve diğer kitaplarımızdan gereğince istifade edilmesini temenni ediyorum.”

Etiketler:

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ