$ DOLAR → Alış: 4,07 / Satış: 4,09
€ EURO → Alış: 4,97 / Satış: 4,99

BOYDAKLAR Bir Kez Daha Hakim Karşısında!

Neden Yalnızca Bizim Malımıza El Konuldu?

BOYDAKLAR Bir Kez Daha Hakim Karşısında!
  • 13.04.2018

Fetullahçı Terör Örgütü / Paralel Devlet Yapılanması’na yönelik soruşturma çerçevesi dahilinde 528 gün önce başlayan Boydak Holding eski yöneticileri Hacı, Memduh, Mustafa ve Şükrü Boydak’ın aralarında yer almakta olduğu toplam 9 sanığın yargılanmasına devam edildi.

Kayseri 2.Ağır Ceza Mahkemesi’nde gerçekleştirilen duruşma kapsamında, tutuklu olarak yargılanan sanıklar Şükrü ve Memduh Boydak, tutuksuz olarak yargılanan sanıklar Bekir Boydak ve Halit Bayhan ile avukatlar hazır olarak yerini aldı.

Tutuklu yargılanan Hacı Boydak, tutuksuz yargılanan Mustafa, Erol ve İlyas Boydak ile Murat Doğmaz ise duruşmaya katılmadı. Duruşmada aynı zamanda Türkiye Cumhuriyeti Başbakanlık avukatı da yerini aldı.

Geçen celse talep edilen bazı raporların ulaştığını ileten mahkeme heyeti, Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı’nın mahkemelerine, MASAK yani Mali Suçları Araştırma Kurulu raporları doğrultusunda bir talep yazısı ilettiğini belirtti.

Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından “Resmi kayıtlar ve gayri resmi kayıtlara göre soy ismi Boydak olan sanıkların ve kayyumluk yetkilerinin tamamı TMSF’ye devredilen Boydak Holding ve bağlı şirketlerin birlikte, sistematik ve organize bir çaba içerisinde FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı/ilintili yapıların finanması için fon aktarımı yaptıkları tespit edildiğinden, kayyumluk yetkileri TMSF’ye devredilen Boydak Holding ve bağlı şirketlerin TCK’nin 54/6 maddesi gereğince müsaderesinin gerçekleştirilmesi, kamu adına talep olunur” şeklindeki yazısı, mahkeme başkanı tarafından duruşmada okundu.

Mahkeme heyeti, Şükrü Boydak hakkında yeni bir dava açıldığı ve verilen talimatla birlikte Bank Asya’ya toplam değeri 3.000.000 TL olan bir mevduat artırımı gibi iddaların yer aldığı dava dosyasının bu dava ile birleştirilmesi ve tek davada görülmesinde karar kıldı.

Yeniden savunması alınan Şükrü Boydak, Ne biliyorsa, her şeyi etkin pişmanlık ifadesiyle birlikte aktardığını, suçlamalar olmayan konuları bile anlattığını, TUSKON’a soyadının BOYDAK olması sebebiyle seçildiğini, TUSKON Genel Sekreteri Mustafa Günay’ın, Başkan Rıza Nur Meral’den daha etkili olduğunu ve burada ilk başlarda yalnızca memleket meselelerinin konuşulmakta olduğunu ve aynı zamanda cemaat ile hükümet arasından su sızmaz olduğunu, ne zaman MİT müsteşarına gözaltı olayı olduğunda, o zaman araların bozulduğunu ve su sızmaya başladığını iletti.

Kendisinin o zamanlar AKP’yi çok sevdiğini, AKP’ye laf söyledikleri anda toplantılara gitmeyi bıraktığını, Rıza Nur Meral’ın son konuşmasından sonra şok olduğunu ve bir daha asla hiçbir şekilde bu oluşum altında yer almadığını, İstifa dilekçesini göndermesine rağmen herhangi bir işlem yapılmadığını sözlerine ekledi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Türk milletinden özür dileyen Boydak, Oturmalara katılan Akif ve Oğuz kod adlı kişilerin hoca bozuntuları olduğunu, bunların kod ismi olduğunu yemin ederek bilmediğini, Kod isminin sadece dağdaki teröristlerde var olduğunu, kendisinin kandırıldığını ve kendisini asla affedemediğini iletti.

Boydak, Fahri Konsolosluk olayını da anlatarak, 2010 yılında TUSKON genel sekreteri Mustafa Günay’ın kendisini aradığını ve fahri konsolosluk teklif ettiğini. Kendisinin hiçbir şekilde tahsilinin ve diplomasının olmadığını belirtmesine rağmen, Türkiye’de kendisi gibi çok az insan olduğunu, 14.000 kişi çalıştırmakta olduğunu söylediğini ileterek ikna edildiğini sözlerine ekledi.

2 yıl boyunca Etiyopya’nın fahri konsolosluğunu yaptığını belirten Boydak, bu süre zarfında 2 kere o ülkeye gittiğini iletti. Vedat Hekimoğlu, Ahmet Türkmen, Ali Güroz, Bekir Karahasanoğlu ile beraber ülkeyi gezdiklerini, FETÖ okullarını incelediklerini, öğrenciler İstiklal Marşı ile Türkçe şarkılar söyleyince Almanlar ve İngilizler gibi olacağımızı düşünerek milli duygularını kabarttıklarını da sözlerine ekledi.

Tutukluluğa ilişkin de konuşan tutuklu sanık Memduh Boydak, Tutuksuz yargılanmayı talep ettiğini, 14.000 çalışan ve toplam 10.000 tedarikçinin olduğunun, mahkeme heyetinin bu söz konusu sayıdan istediklerini seçerek getirdikleri takdire hiçbir şekilde kesinti yapmadıklarını söyleyeceklerini, cezaevinde tutuklu olarak yatma süresinin 3 yıla girdiğini, hiçbir şekilde kaçma şüphesinin olmadığını ve tüm delillerinin toplandığını, ne yöneticiliğinin, ne üyeliğinin somut delili bulunmadığını ve algı yönetimi dışında hiçbir delilin var olmadığını, kendisinin kod adı olmadığını, ömründe ise 2 kez hat değiştirdiğini, Şimdi FETÖ’den olan tek bir yapıya yönelik bir yardımda bile bulunduğunun söylenmediği, Çiftlik Bank sisteminde bile o dolandırıcı adamın söz konusu bir sistem kurduğunu, terör örgütünün de bir sistemi olmasının gerekli olduğunu, yaptığı her şeyin meşru, amacın da aracın da meşru olduğunu, Bu süreçte biraz devletine küskün, kızgın ve üzgün bireyler çıkardığını ve kesinlikle geçici süreç olduğunu, kendilerini terör örgütü üyesi olarak nitelendirmenin devletin kaybı olacağını, Terör örgütüne yasa dışı yardım yaptığını gösteren bir tek delilin bile olmadığını, eğer bir delil varsa kendisini asmaları gerektiğini iletti.

Kendisi hakkında itirafçı olanların kesinlikle itirafçı değil iftiracı olduğunu da vurguladı. Melikşah Üniversitesi’nde rektörün peşinden 6 ay boyunca koştuğunu ve 3 katı maaş verdiğini, altına araba çektiğini ve ancak öyle ikna olduğunu söyledi. Rektörü Sıtkı Baş seçerdi iddiasının kesinlikle yalan olduğunu ve üniversitede yasa dışı hiçbir şey yapılmadığını iletti. Bu söz konusu kişilerin “ama nasıl sıyrıldık” diyerekten özgürlüğün keyfini çıkardıklarını ama kendisinin 3 yıldır tutuklu olduğunu, Her ne hikmetse 68 sanığın yargılandığını ama yalnızca Boydak’a kayyum atandığını, şimdi de müsadresinin istendiğini, bunu anlamlı bulduğunu ve iç dünyasında sorguladığını iletti.

İtirafçı olarak yer alan sandıklardan birinin “Memduh Boydak FETÖ’nün yardım kalan yemeğinden FETÖ’nün yediği kaşıkla biraz yedi” iddiasına da cevap veren Memduh Boydak, Kendisinin çocuklarının, ağabeyinin yemek artıklarını yediğini ama o iddiayı atan kişinin yediğini bilmediğini, ama kendisinin yemediğini sözlerine ekledi.

 

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ